Sessiz Sapmalar
Aynı yüzeyde başlayan,
farklı yönlere bükülen formlar… Kimi yükseldiğini sanır, kimi geri kaldığını.
Oysa mesafe, her zaman görüldüğü gibi değildir.
Bu seri, yerini bulamayanların, yönünü kaybedenlerin
ve bazen sadece durarak ayrışanların hikâyesi.
2010

01
İtici güç
Aristo der ki :
“Potansiyel olanın amacı, gerçekleşmektir.”
Peki ya gerçekleşemeyen?
Bir şey, kendi imkânına hiç ulaşamıyorsa
yok mu sayılır…
yoksa eksikliğiyle mi var olur?
Ya da daha kötüsü—
var olması için gereken o itici gücü hiç bulamadığında,
hiçliğe mi karışır?
02
Aynı yükseklik
Foucault der ki:
Güç yalnızca baskı kurmaz; yön verir, hizaya getirir.
Ve her kalabalık, fark etmeden bir merkezin etrafında toplanır.
Bir ses yükselir, diğerleri susar.
Aynı zeminde duranlar bile
aynı yükseklikte değildir.


03
Yalnız yürüyenler
Nietzsche der ki:
“Yalnız yürüyebilenler, kendi yolunu bulur.”
Ama kalabalık her zaman konuşur.
Uzaktan, flu ve bitmeyen bir uğultu gibi…
Söylenenler çoğalır,
anlam ise giderek incelir.
Ve bazen iki kişi,
aynı yöne bakabildiği için değil,
aynı gürültüden uzaklaşabildiği için
yan yana yürür.
04
Yüzleştiğin yer
Camus der ki:
“İnsan, anlamsızlıkla yüzleştiği yerde başlar.”
Aynı yerde duranlar bile
aynı mesafede değildir.
Kimisi hâlâ ortada sanır kendini,
kimisi çoktan kenara yaklaşmıştır.
Ve bazen fark,
düştüğün yer değil…
ne kadar yaklaştığını hiç fark etmemiş olmaktır.


05
Yanlış hayat
Adorno der ki:
“Yanlış bir hayat doğru yaşanamaz.”
Bazıları,
yeterince yükseldiğini düşünür.
Diğerleri,
hiçbir şey söylemez.
